koyu bir nüsha
by admin on Tem.10, 2010, under Kategorilenmemiş
herkes kendi ciğerinin kurdudur ,herkes kendi yolunun mutlusudur
koyu süleyman şahin.
ağzım belkide son kez sesleniyor bağırarak değil kendini nidalara ,çığlıklara ,bağırtılara bırakarak da değil..küstahlığım kendi alışkanlıklarımdan ileriye giden bir şey .başlayan her şey bitmeli. bitişin ardında saklanan bağlılıkla beslenen ruhuma özenle yediriyorum seni..bitmemeli, bitmesin gibi yalanın korku ile sürekli gergin bir bir ilişki yaratması karşısında hep bağımsız ve özgür kalmalıyım kendime sürekli söylediğim bu ve buna inanarak yaşadım.hep en güzel şeyin başlayan ve kendini sürekliliğe bırakan ilişki tarzı değilde bitecek olan ilişkinin yaratacagı ceyranın bedenimi ve ruhumu çarpması olarak algıladım..hayat değişimler üzerinden kendi var etmesi ve bu değişimlerin başlagıç ve bitişleri içerisinde barındırması gerçeğini görmemek ,gerçeğin zıtlığı üzerine dans edeni kendi ahmaklığıdır deyip onu dans pistinde yalnız bıraktım..ağzımdan hep kolay çıktı seni seviyorum cümlesi çünkü sevmek en kolay şeydi bende.hep sevdim buna kimin itirazı olabilir ki..romantik bu çıkışın değeri bitecek şeyin içerisindeki alışverişin değeridir.sevmek hayata tabidir hayat ise birden fazla ilişki içinde (kendini bu çogullaşma içerisinde) tek tek var etmektir o yüzden çok sevmek hayatın gizidir tekler üzerinde değer bulmak ve değer vermek..bu estetik anlamın körler ve sağırlarca anlaşılmaması karşısında hep bir şaşkınlık besledim oysa hayata beni şaşırtan o kadar az şey
(nar;çokluk,teklik ve bütünlük kavramlarının simgesel bir ifadesi olarak kullanılmıştır)
var ki..hayalgücünün sınırsızlığı içerisinde hayata sığmadığım zamanlar oluyor sanırım sevmek ve özgürlük ayrılmaz iki şey gibi duruyor bende..sürekli aklın hizmetine sunulmuş duyguların sığlığı tamda bu körlerin ve sağırların dünyasında çıkıyor..onlar tutsak rakabetçi ve korkuyla beslenmiş edebiyatlarını sürekli bir teşhirle kendilerini pazarlamaları onların küçük dünyalarının eseri.kimlik bunalımını bedeni ile bütünleştiren yine sanal ortamlarda bu bedeni teşhir edenler ve çıktığı deliği görmeyenler ise başka bir konu ,onların değişim adına yaptıkları ise zavallıklık ve aşağlık kompleksinin ürünü onlar hep arayışta olduklarını sanan ve bu arayışın felsefik bir haz olduğunu kendilerine ikna etmiş hayvan sürüsü..
son söyleyeceğim şey;hiçbir şey vazgeçilmez olmamalı..beni yalancılıkla itham edenler oldu…belkide..ben hep iki kişiyi birden sevdim bazen üç oldu .. benim kalbim 3 odalı..yüz tane kalbim olsa keşke..ve ben hala küstahım
tıpkı sartre gibi=)
beni bu yazıyı yazmaya iten şeye bakıyorum elimde yann tirsen konser bileti..bak yine şaşırıyorum..
umay’a
ve benjamin mırıldanırken baudelaire der:
‘bir şimşek… sonra gece! -ey bakışı ansızın / beni yeniden dünyaya getiren kaçıcı güzel kadın /artık göremeyecek miyim seni ebediyen?”